MSDS Belgesi Nedir? Hayatımızda Nerede Karşımıza Çıkar?
Bir kimyasal ürün aldığınızı düşünün. Mesela evde sıkça kullandığımız çamaşır suyu ya da iş yerinde kullanılan bir boya malzemesi. Ürünün
Seo Paketleri
İÇİNDEKİLER
⭐ Bu İçeriği Yapay Zekâ (AI) ile Özetleyin:
İnternetin bugünkü haline gelmesinde içerik yönetim sistemleri (CMS) çok büyük bir rol oynadı. Bu sistemler sayesinde, teknik bilgiye sahip olmayan kullanıcılar bile birkaç adımda kendi web sitelerini kurabiliyor. İşte bu dönüşümün en büyük kahramanı hiç şüphesiz WordPress’tir.
WordPress, bugün dünyanın en çok kullanılan CMS platformu olarak öne çıkıyor. Küresel ölçekte milyonlarca site WordPress altyapısı üzerine inşa edilmiş durumda. Sadece küçük blog sitelerinden bahsetmiyoruz; dev medya kuruluşları, e-ticaret devleri ve devlet kurumları da WordPress kullanıyor.
Peki WordPress’i bu kadar özel yapan şey ne? Neden dünya genelindeki sitelerin neredeyse yarısı bu sistemle kurulmuş durumda? Bu rehberde WordPress’in ne olduğunu, tarihçesini, avantajlarını, dezavantajlarını ve geleceğini çok detaylı şekilde inceleyeceğiz.
En basit tanımıyla WordPress, açık kaynak kodlu bir içerik yönetim sistemidir. Yani, web sitenizin tasarımını yapmanıza, içerik eklemenize, güncellemeler yapmanıza ve sitenizi yönetmenize imkân tanıyan bir platformdur.
Açık kaynak kodlu olması, WordPress’in en önemli özelliklerinden biridir. Bu sayede dünyanın her yerinden binlerce geliştirici, platforma katkı sağlar. Geliştiriciler yeni eklentiler, temalar ve özellikler ekleyerek WordPress’in sürekli gelişmesini sağlarlar. Bu ekosistem, WordPress’i sadece bir yazılım değil, aynı zamanda dev bir topluluk haline getirir.
WordPress’in hikâyesi 2003 yılında başlıyor. Aslında başlangıç noktası bir blog sistemi olan b2/cafelog adlı bir yazılımdı. Bu yazılımın geliştirilmesi durunca, Matt Mullenweg ve Mike Little isimli iki geliştirici b2’nin kodlarını temel alarak yeni bir sistem oluşturmaya karar verdiler. İşte WordPress böyle doğdu.
İlk başlarda sadece blog yazarlarının kullandığı basit bir platformdu. Ancak yıllar içinde gelişti, kullanıcı dostu arayüzü ve esnek yapısıyla çok daha büyük projelerde kullanılmaya başlandı. Bugün WordPress, blogların yanı sıra e-ticaret siteleri, kurumsal siteler, portfolyo sayfaları, haber siteleri ve hatta sosyal ağ platformları için tercih edilen bir altyapıya dönüştü.
WordPress’in etkisini anlamak için bazı istatistiklere göz atmak gerekir:
Bu rakamlar, WordPress’in yalnızca bir yazılım değil, aynı zamanda bir ekosistem olduğunun kanıtıdır.
WordPress’in bu denli yaygın kullanılmasının birçok sebebi var. İşte öne çıkan faktörler:
1. Ücretsiz ve Açık Kaynak Kodlu
WordPress’i indirmek, kurmak ve kullanmak tamamen ücretsizdir. Ek olarak açık kaynak kodlu olması, herkesin sistemi geliştirebilmesine olanak tanır.
2. Kullanıcı Dostu
Kodlama bilmeyen kişiler bile kolayca içerik ekleyebilir, sayfa oluşturabilir ve siteyi yönetebilir. Yönetim paneli basit ve anlaşılırdır.
3. Esneklik
İster kişisel bir blog kurun, ister devasa bir e-ticaret sitesi açın; WordPress tüm ihtiyaçlara uyum sağlayacak kadar esnektir.
4. Eklenti Desteği
60.000’den fazla eklenti sayesinde sitenize yeni özellikler ekleyebilirsiniz. Örneğin SEO için Rank Math, hız için WP Rocket, güvenlik için Wordfence gibi eklentiler yaygın olarak kullanılır.
5. Tema Çeşitliliği
On binlerce ücretsiz ve premium tema sayesinde, sitenizin tasarımını birkaç tıkla değiştirebilirsiniz.
6. SEO Dostu
WordPress’in altyapısı arama motorları için optimize edilmiştir. Doğru eklentilerle birleştiğinde, sitenizin Google’da üst sıralara çıkması çok daha kolaydır.
7. Topluluk Desteği
Dünya çapında milyonlarca kullanıcı, geliştirici ve ajans, WordPress için sürekli destek sunar. Forumlar, eğitim videoları, dokümantasyonlar ile sorunlarınıza hızla çözüm bulabilirsiniz.
Birçok kişi WordPress’i hâlâ sadece “blog sistemi” olarak düşünüyor. Oysa gerçek bundan çok daha fazlası. İşte WordPress ile yapabileceğiniz site türleri:
Bu çeşitlilik, WordPress’i her kesimden kullanıcı için uygun hale getiriyor.
WordPress’in dünyada bu kadar yaygın kullanılmasının arkasında pek çok avantaj vardır. Bu avantajlar hem teknik kullanıcıları hem de hiç kodlama bilmeyen kişileri cezbetmektedir.
Kullanım kolaylığı en önemli avantajlardan biridir. Birçok web sitesi platformu karmaşık arayüzlere sahipken, WordPress yönetim paneli oldukça anlaşılırdır. Menü yapısı mantıklıdır, içerik eklemek ya da sayfa oluşturmak birkaç dakikada yapılabilir. Bu özellik, özellikle KOBİ’ler ve bireysel kullanıcılar için büyük kolaylık sağlar çünkü ekstra teknik destek almadan da web sitesi yönetilebilir.
Esneklik, WordPress’in en çok öne çıkan yönlerinden biridir. Aynı altyapı ile kişisel blog da kurabilirsiniz, binlerce ürünü barındıran bir e-ticaret sitesi de. Bu kadar farklı senaryoya uyum sağlayabilmesi, WordPress’i neredeyse her projeye uygun hale getiriyor. Örneğin bir yazar, sadece yazılarını yayınlamak için minimalist bir site yapabilirken; bir perakende şirketi ürün kataloğunu sergileyip online satış yapabilir.
Geniş tema kütüphanesi de bir diğer avantajdır. Ücretsiz veya ücretli on binlerce tema sayesinde, profesyonel bir tasarıma birkaç saat içinde sahip olabilirsiniz. Tasarımcı tutmadan, hazır şablonlarla modern ve mobil uyumlu bir web sitesi oluşturmak mümkündür. Üstelik bu temalar renk, yazı tipi ve düzen açısından kişiselleştirilebilir.
Eklenti desteği ise WordPress’in adeta kalbidir. Bugün aklınıza gelen her özellik için geliştirilmiş bir eklenti bulabilirsiniz. SEO, hız optimizasyonu, güvenlik, sosyal medya entegrasyonu, ödeme sistemleri, rezervasyon araçları… Liste uzayıp gider. Bu da WordPress’i sürekli gelişen bir ekosistem haline getirir.
SEO dostu olması WordPress’in popülerliğini artıran en kritik noktalardan biridir. Google ve diğer arama motorları, WordPress sitelerini kolayca tarayabilir. Ayrıca Rank Math, Yoast gibi SEO eklentileri sayesinde başlık etiketlerinden meta açıklamalarına kadar her detay kolayca optimize edilebilir. Bu sayede içeriklerinizin Google’da üst sıralarda çıkma ihtimali artar.
Mobil uyumluluk da artık vazgeçilmez bir standart. WordPress temalarının büyük çoğunluğu responsive yani farklı ekran boyutlarına uyumlu olacak şekilde tasarlanır. Bu da kullanıcı deneyimini artırırken, SEO açısından da olumlu katkı sağlar çünkü Google mobil uyumluluğu önemli bir sıralama faktörü olarak kabul eder.
Topluluk desteği, WordPress’in diğer avantajlarını tamamlayan en güçlü unsurdur. Herhangi bir sorun yaşadığınızda, çözüm için dünyanın dört bir yanındaki geliştiricilerden yardım alabilirsiniz. Forumlar, YouTube eğitim videoları, blog yazıları, resmi dokümantasyon ve ücretli destek hizmetleri sayesinde yalnız kalmazsınız.
Elbette hiçbir sistem tamamen kusursuz değildir. WordPress’in de bazı dezavantajları vardır ve bunları bilmek kullanıcıların daha doğru kararlar almasına yardımcı olur.
En çok dile getirilen dezavantaj, güvenlik açıklarıdır. Açık kaynaklı olduğu için, kötü niyetli kişiler WordPress’in kod yapısını inceleyebilir ve saldırı yöntemleri geliştirebilir. Özellikle güncel tutulmayan temalar ve eklentiler ciddi güvenlik riskleri oluşturur. Ancak bu riskler düzenli güncellemeler, güçlü şifreler, SSL sertifikası ve güvenlik eklentileriyle büyük ölçüde azaltılabilir.
Bir diğer dezavantaj performans sorunlarıdır. Çok fazla eklenti yüklenen veya kötü optimize edilmiş temalarla çalışan siteler yavaşlayabilir. Hız sorunları kullanıcı deneyimini olumsuz etkiler, SEO sıralamalarını düşürür. Bu nedenle her eklenti dikkatle seçilmeli, gereksiz yüklerden kaçınılmalıdır.
WordPress’in dezavantajlarından biri de bakım ihtiyacıdır. Sitenin sağlıklı çalışabilmesi için eklenti, tema ve çekirdek güncellemelerinin düzenli yapılması gerekir. Aksi takdirde site hatalara ve saldırılara açık hale gelir. Bu durum, teknik bilgisi olmayan kullanıcılar için zaman zaman zorluk yaratabilir.
Son olarak, özgünlük konusu dezavantaj gibi görülebilir. Hazır temalar ve şablonlar çok kullanıldığı için, farklı markaların siteleri birbirine benzeyebilir. Ancak bu sorun, özel tasarım yaptırarak veya mevcut temayı kişiselleştirerek çözülebilir.
WordPress’in en önemli yapı taşlarından biri temalardır. Tema, web sitenizin görünümünü ve kullanıcıya sunduğu arayüzü belirler. Bir WordPress teması, sitenin renk paletinden menü düzenine, yazı tiplerinden buton tasarımlarına kadar her şeyi kontrol eder.
Ücretsiz ve premium olmak üzere binlerce tema mevcuttur. Ücretsiz temalar WordPress’in kendi kütüphanesinde bulunur. Bu temalar genellikle basit ve işlevsel tasarımlar sunar. Premium temalar ise ücretli olarak satılır ve çok daha fazla özelleştirme seçeneği, profesyonel destek ve düzenli güncelleme imkanı sağlar.
Tema seçerken dikkat edilmesi gereken noktalar şunlardır:
Meşhur premium tema sağlayıcıları arasında ThemeForest, Elegant Themes ve TemplateMonster öne çıkar. Bu platformlarda binlerce farklı sektöre uygun tasarım bulmak mümkündür.
WordPress’i bu kadar güçlü kılan şeylerden biri eklenti ekosistemidir. Eklentiler, sitenize yeni özellikler kazandıran küçük yazılımlardır. Örneğin, site hızını artırmak için WP Rocket, SEO için Rank Math, güvenlik için Wordfence gibi eklentiler kullanılabilir.
Eklentiler sayesinde sıfırdan kod yazmaya gerek kalmadan sitenizi geliştirebilirsiniz. Ancak eklenti kullanırken aşırıya kaçmamak gerekir. Fazla eklenti yüklemek, siteyi yavaşlatır ve çakışmalara neden olabilir. Bu yüzden her zaman güvenilir kaynaklardan indirilmiş, düzenli güncellenen eklentiler tercih edilmelidir.
Eklenti seçiminde dikkat edilmesi gerekenler:
Doğru seçilmiş eklentilerle, bir blog sitesini e-ticarete dönüştürmek veya basit bir kurumsal siteyi tam teşekküllü bir portal haline getirmek mümkündür.
Güvenlik, WordPress kullanıcılarının en çok endişe duyduğu konulardan biridir. Düzenli güncellemeler yapılmadığında, saldırılara açık hale gelebilir. Güvenliği sağlamak için en temel adımlar:
Hız optimizasyonu da kullanıcı deneyimi için hayati önem taşır. Google araştırmalarına göre, yüklenme süresi 3 saniyeyi aşan siteler kullanıcıların %40’ını kaybediyor. WordPress’te hız artırmak için görselleri optimize etmek, önbellekleme eklentileri kullanmak, CDN entegrasyonu yapmak ve gereksiz eklentileri kaldırmak gerekir.
WordPress’in en büyük artılarından biri SEO dostu yapısıdır. Arama motorları, WordPress sitelerini kolayca tarayabilir ve indeksleyebilir. Rank Math veya Yoast SEO gibi eklentiler, sayfalarınızın ve yazılarınızın SEO uyumluluğunu artırır.
Bu eklentiler sayesinde meta başlıkları ve açıklamaları düzenleyebilir, site haritaları oluşturabilir, anahtar kelime analizleri yapabilir ve içeriklerinizi optimize edebilirsiniz. Ayrıca görsel alt etiketlerini doldurmak, URL yapısını temiz tutmak ve dahili linkleme yapmak da SEO performansını artırır.
WordPress’in esnek yapısı sayesinde neredeyse her tür web sitesi için kullanılabildiğini söylemek yanlış olmaz. Ancak daha net bir bakış açısı için, hangi alanlarda öne çıktığını ayrıntılı şekilde incelemek gerekir.
Blog siteleri WordPress’in doğuş amacıdır ve bugün hâlâ en çok tercih edilen kullanım alanlarından biridir. Gerek kişisel günlükler gerekse profesyonel içerik platformları WordPress sayesinde hızlıca yayına alınabilir. Kullanıcı dostu arayüzü sayesinde yazı eklemek, görsel yüklemek ve içerikleri kategorilere ayırmak oldukça kolaydır. Dünyanın en popüler teknoloji ve seyahat bloglarının büyük bir kısmı WordPress altyapısını tercih etmektedir.
Kurumsal web siteleri için de WordPress en uygun çözümlerden biridir. Küçük ve orta ölçekli işletmelerden dev şirketlere kadar pek çok marka, kurumsal kimliğini WordPress ile dijitale taşır. Hizmetlerinizi tanıtabilir, referanslarınızı sergileyebilir ve iletişim formlarıyla müşterilerinize ulaşabilirsiniz. Özellikle hazır kurumsal temalar sayesinde profesyonel bir görünüme kısa sürede kavuşmak mümkündür.
E-ticaret siteleri WordPress’in en hızlı büyüyen kullanım alanıdır. WooCommerce eklentisi sayesinde WordPress sitenizi bir online mağazaya dönüştürebilirsiniz. Ürün ekleme, kategori yönetimi, stok takibi, ödeme entegrasyonu ve kargo seçenekleri gibi tüm e-ticaret fonksiyonları WooCommerce ile gelir. Bugün dünyada yüzbinlerce online mağaza WooCommerce altyapısıyla çalışmaktadır.
Haber ve magazin siteleri de WordPress’in güçlü olduğu alanlardandır. Çoklu yazar desteği, kategori bazlı içerik yönetimi, yorum sistemleri ve hızlı içerik ekleme kolaylığı, medya kuruluşlarının WordPress’i tercih etmesine neden olur. Örneğin The New Yorker, BBC America gibi dünyaca ünlü yayın kuruluşları WordPress altyapısını kullanmaktadır.
Eğitim platformları ve online kurs siteleri de WordPress ile kolayca kurulabilir. LMS (Learning Management System) eklentileri sayesinde ders programları oluşturabilir, video içerikler ekleyebilir, quizler düzenleyebilir ve hatta sertifika dağıtabilirsiniz. Bu sayede bağımsız eğitmenler veya eğitim kurumları kendi online akademilerini kurabilir.
Forum ve topluluk siteleri için de WordPress kullanılabilir. bbPress ve BuddyPress gibi eklentiler sayesinde kullanıcıların birbiriyle etkileşim kurduğu, konu başlıkları açtığı, mesajlaştığı bir sosyal ağ oluşturabilirsiniz.
Portfolyo ve CV siteleri ise özellikle freelancer’lar ve yaratıcı meslek sahipleri için idealdir. Fotoğrafçılar, tasarımcılar, yazılımcılar ya da sanatçılar WordPress ile portfolyo sitelerini birkaç saatte yayına alabilir.
Kısacası, WordPress yalnızca blogcular için değil; işletme sahiplerinden eğitmenlere, sanatçılardan medya kuruluşlarına kadar herkes için güçlü bir platformdur.
WordPress’i araştırmaya başlayanların ilk karşılaştığı kafa karıştırıcı konu, WordPress.com ve WordPress.org arasındaki farktır.
WordPress.org, açık kaynaklı yazılımın resmi sitesidir. Buradan WordPress’i ücretsiz olarak indirir ve kendi hosting hizmetinizde kurarsınız. Yani tam kontrol sizdedir. Tema ve eklenti yükleyebilir, sitenizi dilediğiniz gibi özelleştirebilirsiniz. Ancak alan adı ve hosting ücretlerini sizin karşılamanız gerekir. Profesyonel bir web sitesi kurmak isteyenler için en uygun seçenektir.
WordPress.com ise Automattic şirketi tarafından sağlanan barındırma hizmetidir. Yani WordPress’i hiç indirmeden, doğrudan WordPress.com üzerinden bir site açabilirsiniz. Bu daha basit bir çözümdür, ancak kısıtlamaları vardır. Ücretsiz planda özel alan adı kullanamazsınız, reklamlar görünebilir ve eklenti yükleme şansınız sınırlıdır. Daha profesyonel çözümler için ücretli planlara geçmek gerekir.
Özetle, WordPress.org tam özgürlük ve esneklik sunarken; WordPress.com daha basit ama kısıtlı bir çözümdür. Meatek gibi profesyonel ajanslar, genellikle WordPress.org tabanlı siteler kurar çünkü müşterilerine özel tasarım, eklenti entegrasyonu ve SEO optimizasyonu gibi hizmetler vermek ister.
WordPress’in bugünkü başarısı, gelecekte de büyümeye devam edeceğinin işaretidir. Açık kaynak kodlu olması, sürekli gelişimini garanti eder. Her yıl düzenlenen WordCamp etkinliklerinde geliştiriciler bir araya gelir ve yeni özellikler tartışılır.
Gelecekte WordPress’in şu alanlarda daha da güçleneceği öngörülüyor:
Kısacası, WordPress yalnızca bugünün değil; geleceğin de en güçlü içerik yönetim sistemlerinden biri olmaya devam edecek.
Aslında herkes. Ancak farklı kullanıcı gruplarının farklı motivasyonları vardır.
Küçük işletmeler, düşük maliyetle profesyonel bir web sitesine sahip olmak için WordPress’i tercih eder. Hazır temalar ve kolay yönetim paneli sayesinde kendi sitelerini kurup yönetebilirler.
Büyük markalar ise esneklik ve ölçeklenebilirlik için WordPress’i seçer. Özel yazılımlar, eklentiler ve temalarla markalarına özel çözümler geliştirirler.
Blog yazarları için WordPress adeta biçilmiş kaftandır. Basit arayüzü, güçlü içerik yönetimi ve SEO dostu yapısıyla yazılarını kolayca yayınlayabilirler.
Freelancer’lar ve portfolyo sahipleri, eserlerini sergilemek için WordPress’i tercih eder. Hazır portfolyo temaları ile dakikalar içinde profesyonel bir vitrine sahip olabilirler.
Eğitmenler ve danışmanlar ise WordPress üzerinden kurs siteleri ve rezervasyon sistemleri kurarak gelir elde edebilirler.
WordPress’in bu kadar popüler olmasına rağmen, hâlâ yanlış bilinen bazı noktalar vardır.
Birincisi, WordPress’in sadece blog sistemi olduğuna dair algıdır. Evet, başlangıçta blog odaklıydı ama bugün her tür web sitesine uyarlanabilir.
İkincisi, WordPress’in güvenli olmadığı yönündeki düşüncedir. Güvenlik tamamen kullanıcıya bağlıdır. Düzenli güncellemeler yapılır, güvenlik eklentileri kurulur ve güçlü şifreler kullanılırsa WordPress oldukça güvenlidir.
Üçüncüsü, WordPress’in yavaş olduğu algısıdır. Gereksiz eklentiler yüklenir ve kötü optimize edilmiş temalar kullanılırsa her sistem yavaşlar. Ancak doğru optimizasyonlarla WordPress oldukça hızlı çalışır.
Son olarak, WordPress’in profesyonel projeler için uygun olmadığına dair yanlış bir kanı vardır. Oysa Fortune 500 şirketlerinin, büyük medya kuruluşlarının ve devlet kurumlarının bile WordPress kullandığını görmek bu algıyı çürütür.
WordPress’in ne olduğunu, avantajlarını ve kullanım alanlarını inceledikten sonra sıra geldi pratik kısma: WordPress ile site kurma süreci. Bu aşamada birçok kişi “teknik bilgiye ihtiyacım var mı?” sorusunu sorar. Aslında WordPress’in en büyük gücü, teknik bilgisi olmayan kullanıcıların bile kolayca site kurabilmesidir. Yine de doğru adımları izlemek, uzun vadede sorunsuz ve profesyonel bir siteye sahip olmanızı sağlar.
Alan adı, sitenizin dijital adresidir. Doğru seçilmiş bir alan adı, hem markanızın akılda kalıcılığını artırır hem de SEO açısından avantaj sağlar. Alan adı seçerken şu kriterlere dikkat etmek gerekir:
Alan adınızı seçtikten sonra bir domain sağlayıcısından yıllık ücretle kaydınızı yapabilirsiniz.
Alan adınızı aldıktan sonra, sitenizin dosyalarının barındırılacağı bir hosting hizmetine ihtiyacınız olacak. Hosting, sitenizin hızını ve güvenilirliğini doğrudan etkiler.
WordPress için en uygun olanı, WordPress uyumlu hosting paketleridir. SSD disk kullanan, PHP ve MySQL sürümleri güncel olan, ücretsiz SSL sertifikası sağlayan bir hosting seçmek uzun vadede avantaj sağlar.
Türkiye’de ve dünyada pek çok hosting firması WordPress için özel paketler sunmaktadır. Kullanıcı trafiğinizi, sitenizin büyüklüğünü ve bütçenizi göz önünde bulundurarak seçim yapmalısınız.
Hosting sağlayıcılarının çoğu, tek tıkla WordPress kurulumu imkânı sunar. Kontrol paneline girip WordPress seçeneğini işaretleyerek, dakikalar içinde temel kurulumu tamamlayabilirsiniz.
Kurulum sırasında sizden yönetici e-posta adresi, kullanıcı adı ve şifre belirlemeniz istenir. Bu bilgileri güvenli şekilde saklamanız çok önemlidir.
Kurulum tamamlandığında, WordPress yönetici paneline siteadresiniz.com/wp-admin yazarak giriş yapabilirsiniz.
WordPress’in en güçlü yanlarından biri, binlerce tema arasından seçim yapabilme imkânıdır. Tema seçerken dikkat edilmesi gereken en önemli faktörler:
Tema seçimini yaptıktan sonra, WordPress panelinden Görünüm > Temalar > Yeni Ekle yolunu izleyerek temayı yükleyebilir ve etkinleştirebilirsiniz. Premium tema aldıysanız .zip dosyası yükleme seçeneğini kullanabilirsiniz.
WordPress’i işlevsel kılan en önemli unsurlardan biri eklentilerdir. Temel işlevleri artırmak için şu eklentileri kurmanız tavsiye edilir:
Eklenti yüklerken her zaman güvenilir kaynaklardan indirildiğinden emin olun. Fazla eklenti yüklemek sitenizi yavaşlatabilir, bu nedenle yalnızca ihtiyacınız olanları kullanın.
Kurumsal bir web sitesinde bulunması gereken temel sayfalar:
WordPress panelinde Sayfalar > Yeni Ekle seçeneğiyle istediğiniz sayfaları oluşturabilirsiniz. Menüleri düzenlemek için Görünüm > Menüler kısmını kullanabilirsiniz.
Siteyi kurduktan sonra en kritik nokta içeriktir. İçeriklerinizin SEO uyumlu, özgün ve kullanıcıya değer katacak şekilde hazırlanması gerekir.
Unutmayın, Google güncel ve özgün içerikleri ödüllendirir.
WordPress’i kurduktan sonra SEO ayarlarını yapmak sitenizin arama motorlarında görünürlüğünü artırır. Rank Math veya Yoast SEO eklentileri ile:
Ayrıca, Google Search Console ve Google Analytics entegrasyonu yaparak sitenizin performansını takip edebilirsiniz.
WordPress sitenizin güvenliğini sağlamak için şu adımları izleyin:
Tüm bu adımları tamamladıktan sonra, sitenizi yayına almadan önce mutlaka test edin. Mobil uyumluluk, farklı tarayıcı desteği, hız testi ve formların çalışırlığını kontrol edin.
Siteyi yayına aldıktan sonra iş bitmez. Düzenli içerik üretmeye devam etmek, performansı ölçmek ve iyileştirmeler yapmak gerekir.
WordPress ile site kurma adımları bu şekilde tamamlanır. İlk bakışta uzun gibi görünse de, WordPress’in kullanıcı dostu arayüzü sayesinde süreç oldukça hızlı ilerler.
Bir kimyasal ürün aldığınızı düşünün. Mesela evde sıkça kullandığımız çamaşır suyu ya da iş yerinde kullanılan bir boya malzemesi. Ürünün
Online Satışların Yükselişi Son 10 yılda internet üzerinden alışveriş, dünyada olduğu gibi Türkiye’de de olağanüstü bir ivme kazandı. E-ticaret hacmi